MAGAZİN HABER RÖPORTAJ VE FOTOĞRAFLARI

BU SARIŞIN ABLANIN ÜZERİNE NE YAZMAK İSTERSİN MAİL AT YAYINLAYAYIM FRİKİK10@MYNET.COM
Toplist

21/9/2007

İnternette tanıştığı kadını ilaçla uyutup gasp etti

Üsküdar’da, internet aracılığıyla tanıştığı kadını ilaçla uyutarak bazı eşyasını aldığı iddiasıyla yakalanan bir kişi tutuklandı.
      Alınan bilgiye göre, bir süre önce Üsküdar Cumhuriyet Savcılığına giden Deniz K, internetten tanıştığı Murat Ş’nin kendisini ilaçla uyutup gasp ettiğini öne sürerek şikayetçi oldu.
      Şikayetin ardından savcılığın verdiği talimatla harekete geçen İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, Murat Ş’yi gözaltına alarak şubeye getirdiler. Murat Ş’nin polisteki ifadesinde, içeceğine ilaç kattığı Deniz K’nın cep telefonu ile MP3 çalarını aldığını itiraf ettiği belirtildi.
      Polisteki işlemleri tamamlandıktan sonra Üsküdar Adliyesine gönderilen Murat Ş. tutuklandı.

20/9/2007

Kayıp kuzen kızlar bulundu, baba isyan etti

 

Kayıp kuzen kızlar bulundu, baba isyan etti       
     
     
BALIKESİR'de, evden kaçan 15 yaşındaki kuzenler S.K. ve Y.P., 29 gün sonra Edremit'in Akçay Beldesi'nde bulundu. Y.P. ile cinsel ilişkiye girdiği ortaya çıkan evli ve bir çocuk babası 31 yaşındaki M.Ç. ile yardım ve yataklıktan gözaltına alınan 4'ü evli 6 arkadaşı tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
      Sakarya Mahallesi'ndeki evlerinden, geçen 19 Ağustos'ta “Gezmeye çıkıyoruz'' diye ayrılan Y.P. ve S.K. akşam dönmeyince aileleri polise haber verdi. Çocuk Şubesi ekipleri, yaptığı araştırma sonucunda iki kuzeni, önceki gün erkek arkadaşlarıyla birlikte Akçay'da, oturdukları kafeteryada yakaladı. Çocuk polisi tarafından ifadeleri alınan kızların cinsel istismara uğradıkları ortaya çıktı. Kuzenlerden Y.P. ifadesinde, “Akçay'a gezmek için geldik. Burada lastikçi M.Ç. ile tanıştık. O bize yardımcı oldu. Onun ve arkadaşlarının evinde kaldık. Onunla kendi isteğimle, isteyerek birlikte oldum, cinsellik yaşadım. Ancak sonradan onun evli ve bir çocuk babası olduğunu öğrendim. Bana söz verdi. Eşinden boşanıp, benimle evlenecek. Şikayetçi değilim'' dedi. S.K.'nin de ifadesinde “Bir ay boyunca gezip eğlendik. Birlikte gezdiğimiz birkaç erkek bizimle olmak istedi ama ben izin vermedim, direndim. Kimseden şikayetçi değilim'' diye konuştu.
      Polis ekiplerince gözaltına alınan M.Ç. ve arkadaşları 25 yaşındaki Hasan T., 27 yaşındaki Alaattin K., 22 yaşındaki Ergün A., 29 yaşındaki Veli B., 32 yaşındaki Gökhan S., 32 yaşındaki Veli E., küçük yaştaki kızları alıkoymaktan gözaltına alındı. Zanlılar sevkedildikleri adliyede çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
     
     KIZLAR SUSTU, AİLE İSYAN ETTİ

      Zanlılar, mahkemece serbest bırakılmalarının ardından gazetecilerin görüntü almamaları için arka kapıyı kullanarak adliyeyi terk etti. Zanlıların serbest bırakıldığını duyan Y.P.'nin Bursa'da bir lunaparkta müdürlük yapan babası 45 yaşındaki Yılmaz P., “Böyle adalet olmaz'' diye bağırarak isyan etti. Adliye Sarayı önünde, “15 yaşındaki kızı iğfal ettiler. Ve bu adamlar serbest bırakıldı. Çocukların hayatı karardı. Var mı böyle bir kanun? Böyle adalet olmaz. Avukat tutamadık, garibanız diye devlete sığındık. Devlet de bir şey yapmadı'' diye haykırdı. Y.P.'nin annesi 42 yaşındaki H.Ç. de zanlılardan şikayetçi olduğunu belirtti, “Kızımın hayatını söndürdüler. Bir aydan bu yana perişan olduk. İnsan içine çıkamıyoruz. Hepsinden davacıyım'' diye konuştu.
     
     KENDİM HESAPLAŞACAĞIM

      Adliye önünde bekleyen kızı Y.P., boşandığı eşi H.Ç., baldızının kızı S.K. ile baldızı 51 yaşındaki N.K.'yı kendi kullandığı cipe alan baba Yılmaz P., “Şimdi ben onları bulmaya gidiyorum. Onlarla kendim, kendi hesabımca konuşacağım'' dedi. Adliyenin önünden ayrılmasının ardından DHA muhabirini telefonla arayan baba Yılmaz P., “Ben bu şerefsizi buldum. Evinden aldım geldim. İtirafları var. Millet görsün, ibret alsın'' dedi. Buluşma yeri olarak verilen parka giden DHA muhabirine Y.P. ile birlikte olduğu doğrulayan M.Ç., “Kızlarla bir arkadaşım aracılığı ile tanıştım. Birlikte bir süre gezdik. Onun isteğiyle birlikte oldum. O da çok istedi. Birbirimizi seviyoruz. Ayrılamayız, bundan sonra bir arada olacağız. Boşanıp, onunla evleneceğim'' dedi. Güçlükle sakinleştirilen baba Y.P., “Bizim başka işimiz var'' dedi, M.Ç.'yi de yanına alarak, parkı terk etti.

20/9/2007

Doğum kontrol hapı, cinayette tahrik nedeni kabul edildi

 

Doğum kontrol hapı, cinayette tahrik nedeni kabul edildi       Mahkeme, çantasında doğum kontrol hapı var diye eşini öldüren adamın cezasını 'haksız tahrikten' indirdi..
      İzmir'de çantasında doğum kontrol hapı bulunca kendisini altığını düşündüğü 36 yaşındaki karısı Alev Er'i iple boğup öldüren ve daha sonra buzdolabına koyarak kaçan Şakir Er'e 20 yıl hapis cezası verildi. Sanık kocaya önce ömür boyu hapis cezası veren mahkeme heyeti, ölen kadının çantasında bulunan doğum kontrol haplarını tahrik sebebi sayıp, cezayı 20 yıla indirdi. İzmir'in Urla İlçesi'nde geçtiğimiz yıl kendisini aldattığı şüphesiyle 36 yaşındaki karısı Alev Er'i iple boğup öldürdükten sonra cesedi buzdolabına koyan 40 yaşındaki Şakir Er, dün İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde karar duruşmasına çıktı. Öldürülen Alev Er'in annesi Senay Türkdoğmuş'un da hazır bulunduğu duruşmada, sanık Er'in avukatı Hasan Can Akay, olayla ilgili tanık olarak Gelibolu'da ifade veren Mehmet A'nın, öldürülen Arzu Er'le birlikte olduğunu söylediğini belirterek, "Olay arihinde müvekkilim, bir süredir ayrı yaşadığı eşiyle yeni bir başlangıç yapmak için Urla'ya gitmiş ama eşinin "piercing'' yaptırmış olduğunu görmüş, ayrıca çantasında, yarısı kullanılmış doğum kontrol hapları bulmuştur. Doğum kontrol haplarını görünce başka erkeklerle birlikte olduğunu düşünmüş ve bunun verdiği öfkeyle cinayeti işlemiştir" dedi. Tanıklık yapan Şakir Er'in oğlu E.E. ise, babasının daha önce de annesini peşine adam takıp öldürmeye çalıştığını, annesinin hiçbir yasak ilişkisine şahit olmadığını söyledi.
     
      MÜEBBETTEN 20 YILA İNDİ

      Davayı sonuçlandıran mahkeme heyeti, oy çokluğuyla aldığı kararda sanık Er'i önce eşini kasten öldürmek suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Ardından sanığın eylemini haksız tahrik altında işlediği kanaatine varan mahkeme, cezayı 24 yıla, bunu da sanığın iyi halini dikkate alarak 20 yıla indirdi.

20/9/2007

Babası kocasını öldürdü

 

Babası kocasını öldürdü MUĞLA'nın Bodrum İlçesi'nde, iş kurması için bir yıl önce damadına ödünç verdiği 28 bin YTL'yi geri alamayan Aslan Peker, dehşet saçtı. Peker, konuşmak için evine gittiği damadı Mert Burak Dayıoğlu'nu çıkan tartışma sonucu, tabancayla vurarak öldürdü, yanındaki iş ortağı Ufuk Yeter'i de yaraladı. Öfkeli kayınpeder, daha sonra teslim oldu.

Olay, Gümbet Semti, Sadi Irmak Caddesi Myndos Bahçe Evleri Sitesi'nde, dün saat 18.30 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre, SSK emeklisi Aslan Peker, (50), aynı sitede oturan müteahhit damadı Mert Burak Dayıoğlu'na (32) ve iş ortağı Ufuk Yeter'e (30) bir yıl önce, iş kurması için 28 bin YTL borç para verdi. Bodrum Beşiktaşlılar Derneği'nin kurucu başkanı Kenan Dayıoğlu'nun oğlu olan damadı Mert Burak Dayıoğlu ve ortağının iş kurmaması üzerine, Peker, damadından verdiği parayı geri istedi. Damadının ortağı Ufuk Yeter, Peker'e borçlarına karşılık iki ay önce, çek verdi. Ancak, çekler karşılıksız çıktı.

DEHŞET SAÇTI

Bunun üzerine Peker, dün konuşmak için aynı sitede oturan damadının evine gitti. Damadından ve ortağından alacağını isteyen Peker, olumsuz yanıt alınca tartışma çıktı. Uzayan tartışma, kısa sürede kavgaya dönüştü. Peker'in kızı Şenay Dayıoğlu (27) araya girerek, kavgayı önlemeye çalıştı. Bu sırada yatak odasına giren Peker, damanının 9 milimetre çapındaki tabancasını aldı. Öfkeli kayınpeder, tekrar salona dönerek, damadı, Mert Burak Dayıoğlu ve ortağı Ufuk Yeter'e kurşun yağdırdı. Sol kolundan vurulan Ufuk Yeter, evden kaçarak, canını kurtardı. Kafasına, karnına, sırtına ve kalbine toplam 12 kurşun isabet eden Mert Burak Dayıoğlu ise, ağır yaralandı. Olay sırasında oğlu ile birlikte mutfakta saklanan eşi Şenay Dayıoğlu'nun çağırdığı ambulansla Bodrum Üniversal Hospital'a kaldırılan Mert Burak Dayıoğlu, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Kolundan yaralanan Ufuk Yeter ise, aynı hastanede ayakta tedavi edildi.

POLİSE TESLİM OLDU

Olaydan sonra, dışarı çıkarak, yaklaşık 15 el çevreye rastgale ateşe eden öfkeli kayınpeder, daha sonra koşarak otomobiline bindi. Bodrum İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne giden Peker, polislere, “10 dakika önce damadımı öldürdüm, arkadaşını ıskaladım. Merak etmeyin, tabancada mermi kalmadı. Siz gelmeden ben size geldim. En ağır cezayı çekmek istiyorum. Beni de, silahı da alın” diyerek teslim oldu. Peker polisteki ilk ifadesinde, emekli parasını bir yıl sonra kar payıyla geri almak üzere damadı ile arkadaşına iş kurmaları için ödünç verdiğini belirterek, “Ancak, ne iş kurdular ne de paramı geri verdiler. Daha önce de para vermiştim. Yaklaşık olarak alacağım 35 bin YTL olmuştu. Damadım diye, önceki verdiğim paraları istemedim. Borçlarını ödemedikleri gibi, beni sürekli oyalayıp, karşılıksız çek verdiler. Tekrar konuşmak için gittiğimde, hakaret edip, üzerime yürüdüler. Çılgına döndüm. Korkutmak amacıyla tabancayı almıştım. Ancak, daha sonra ne yaptığımı bilmiyorum. Çok üzgünüm, böyle olmasını istemezdim” dedi.

YAKINLARI HASTANEYE AKIN ETTİ

Olayın duyulmasının ardından Dayıoğlu'nun ağabeyi Murat Dayıoğlu, yakınları, iş arkadaşları ve akrabaları hastaneye akın etti. Ölüm haberi üzerine Dayıoğlu'nun yakınları gözyaşlarına boğuldu. Dayıoğlu'nun öldüğü uzun süre eşi Şenay Dayıoğlu'ndan gizlendi. Dayıoğlu'nun cenazesi, gece otopsi yapılmak üzere ambulans ile İzmir Adli Tıp Kurumu Morgu'na gönderildi. Dayıoğlu'nun cenazesinin yarın, Bodrum'da toprağa verileceği belirtildi. Polis olaydan sonra Şenay Dayıoğlu ve olayda hafif yaralanan Ufuk Yeter'in ifadesine başvurdu. Peker'in emniyetteki sorgusunu ise devam ettiği öğrenildi. Polis olay yeri ve civarında yaptığı araştırmada 18 boş kovan buldu. Peker sağlık kontrolü için hastaneye getirilişinde gazetecilerin sorularını yanıtsız bıraktı. Çevresinde sessiz ve sakin biri olarak bilinen Peker’in sorgusunun tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edileceği öğrenildi.

20/9/2007

Bunca yıl boşa dana eti yemişiz"

 

 
Bunca yıl boşa dana eti yemişiz Kuzuların Sessizliği filmindeki öldürdüğü kurbanlarının etlerini yiyen Hannibal’ı akıllara getiren Özgür Dizdar’ın cinayetleri işlemeden önce 7 ay boyunca evden çıkmadığı öğrenildi. Askerlik görevi sırasında sık sık firar ettiği belirtilen Özgür D.’nin, 10 yıl önce de birlikte olduğu kız arkadaşının kendisini terk etmesinin ardından çıktığı genci öldürerek ilk cinayetini işlediği belirtildi.

Ankaralı Hannibal'ın Emniyet'teki sorgusu sırasında polisin kanı dondu. Dizdar, polislere "İnsan eti tatlı gelince eve götürdüm. Sote yapıp yiyecektim. Bunca yıl boşa dana eti yemişiz" dedi.

İlk cinayet 17 yaşında

Mamak’ta temizlik işçisi Cafer Er’i öldürmesinin ardından cesedi keserek, bir kısmını yediği bir kısmını da köpeklere yedirdiği saptandığı için adı “Ankaralı Hannibal” kalan Dizdar’ın itiraflarından ikinci cinayeti de işlediği anlaşılmış ve çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. İlk cinayetini 17 yaşındayken işlediği öğrenilen Dizdar’ın bunu üniversiteli kız arkadaşının kendisinden sonra birlikte olduğu genci öldürerek gerçekleştirdiği ortaya çıktı. 3.5 yıl cezaevinde kalan ve afla salıverilen Dizdar’ın nasıl yeniden cinayet işlemeye başladığı ortaya çıktı.
Ailesinin yakın çevresi, küçüklüğünden beri dengesiz tavırlar içinde olan Dizdar’ın cezaevinden çıktıktan sonra daha da içine kapanık olduğunu söylediler. Bir süre sonra askere giden Dizdar’ın Sarıkamış ve Hatay’daki vatani görevi sırasında psikolojik nedenlerle sık sık hastaneye sevk edildiği ve bunlardan birkaçında firar ederek evine döndüğü öğrenildi.

Babası çöplükte buldu.

Asker dönüşe evden de kaçmaya başlayan Dizdar’ın babası S.Ö.’nün bir ay boyunca eve dönmeyen oğlunu Mamak Çöp Alanı’nda bir köpek kulübesinde yatarken bulduğunu söylediler. Özgür D.’nin cinayetten önce 7 ay boyunca hiç evden çıkmadığını, odasında yalnız kaldığını dile getiren yakınları, bundan çekinen anne babasının ise geceleri odalarının kapısını kiletleyerek uyuyabildiğini belirttiler. Yakınları, bir süre gözaltında tutulan ailenin, cinayetlerden sonra büyük üzüntü yaşayıp evlerini terk ettiğini, kendilerinin de artık aileye ulaşamadığını vurguladılar.

« Önceki ::
Site Ekle